YIKILIŞ
Yıkılıyorum…
Sad pare olmuş ruhum,
Nefsimin zindanlarında haykırıyor,
Kendini duvarlara çarpıyor ve sonra bitap, teslim ediyor…
Hapsoldum buraya…
Günden güne eriyorum, sürem doluyor, çıkamıyorum.
Yine haykırıyorum, acılar içinde kıvranarak…
Bu zindanın duvarları, eşyaları, havası dahi tüm parelerime siret etmiş,
Kurtaramıyorum kendimi…
Uzun süredir bu zindandayım, burası zemheri, burası ateş, burası firak…
Ne zaman pencereye uzanıp bakmaya çalışsam
o duvardan bu duvara çarpıyor beni, yine sad pare ediyor.
Ve ben yine yıkılıyorum…
Ne yapayım söyle bana?
Pencere yüksek, ona ulaşmak için nefsimi aşmam, onu tırmanmam gerek.
Ne zaman ona basıp yükselmeye çalışsam,
beni yine aşağıya, zindana düşürüyor.
Ve ben zindandan o pencereden süzen ışığa bakıyorum,
gözlerim yaşla doluyor…
Ey sana “Sevgili” bile demeye seni layık göremediğim!
Sen benim gibi bir hakirin mi sevgilisi olacaksın!
Ama ne olur bırakma beni böylece!
Ne olur pencerenin önünden gitme.
O kokunu, ışıltını, sesini duyayım.
Bu zindanın içini nurunla aydınlat!
Eğer sen bırakıp gidersen beni
zannederim ki bu karanlık, belalı ve zulümlü zindanlarda
duyulmayan çığlıklarla kaybolup, yitip gideceğim.
Ne olur beni affet, affet…
Şubat 15, 2009 3:34 pm
Satırları okurken şu ayet aklıma ve dilime takıldı; Allah’ın (verdiği) rengiyle boyandık. Allah’tan daha güzel rengi kim verebilir? Biz ancak O’na kulluk ederiz (deyin). (Bakara-138)
Zemahşerinin açıklamalarına göre Hıristiyanlar yeni doğan çocukları bir su ile boyarlar ve “işte şimdi hıristiyan oldu” derlerdi. Bunu onlar için bir temizlik sayarlardı. Bizde ise Allahın boyası islam fıtratı, islam ve iman temizliğidir.
Hiçbir yıkılış O’ndan uzaklaştırmasın bizi, gidecek başka yerim yok diyerek fıtratımızdan kopmayarak, hep huzurunda affa sürüklesin. İnşallah bu satırlar bir af yakarışı olur ve karşılığını bulur Rabbimin katında..
Şubat 15, 2009 3:42 pm
138 sayısı parantezle birleşince ifade olarak alındı, ayet-i kerime de yanlışlığa mahal vermeyelim
Şubat 18, 2009 8:06 am
amin, bu yıkılışın sonucu kulun kendine zulüm etmesi güzel kardeşim. Rahman zaten hep Rahmandı ve hep öyle olacak…